<$BlogIt22:46br />
<$BlogIt
hayatın yaptığı bu şaka çok ağır be günlük, tam iki ay geçti doktor "
kanser olmuşsun koçum" diyeli... hadi artık ya terler içinde uyanayım ve bu sadece her zaman gördüğüm kötü kabuslardan biri olsun, sonra her zaman yaptığım gibi rüyamı anlatayım heyecanlı heyecanlı eskisi gibi.. ya da birileri gizli kamerayı gösterip "gülümse" desin.

söz veriyorum, hiçkimseye kızmayacağım:( söz.....

eğer değilse hayat avuçlarımın arasıdan neden bu kadar hızlı kayıp gidiyor? ve neden kendimi böyle güçsüz hissediyorum?

yoksa bitiyor mu bu savaş... kayıp mı ediyoruz.....

Etiketler:

class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2007/10/kaybediyor-muyuz-yoksa.html"permanent link"><$BlogIt22:46> sende yap! | ne demişler?

<$BlogIt22:35br />

<$BlogItRadyoterapi

<$BlogIt
kemoterapi bittikten sonra radyoterapi almaya başlayacağım için araştırırken şöyle bir yazıya rastladım çok hoşuma gitti, sanırım insanar farklı yerlerde aynı şeyleri yaşayınca. aynı şeyleri hissediyor...

radyoterapi tedavisi goren kisinin seans odasina girip kapiyi kapatmasindan sonra, radyoaktif isinlar verilmeye basladiginda kapi otomatik olarak kilitlenip muayenehanenin her tarafinda deli gibi bir alarm calmaya baslar. kapinin uzerinde "radioactivity alarm, do not enter" yazisinin yanip sondugunu gorursunuz. o anda insanin icinde bi yerlere bi hancer saplanir; aglayamaz, oylece kalakalirsiniz. aglamanin fayda etmedigini coktan ogrenmissinizdir zaten.

Etiketler:

class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2007/10/radyoterapi.html"permanent link"><$BlogIt22:35> sende yap! | ne demişler?

<$BlogIt23:30br />

<$BlogIt22 Ekim'de görüşmek üzere...

<$BlogIt
Pazartesi günü kemoterapinin ikinci kür'ünü alacağım, bildiğiniz üzere ilaçlar biraz ağır dozlu o yüzden etkisi bir hafta sürüyor, birazdan bilgisayarımı kapatıyorum ve 22 Ekim'e kadar bilgisayarımı açamayacağım. kemoterapiden önce teknolojiye biraz uzak olsam iyi olacak... herkes kendine iyi baksın görüşmek üzere...

not: bir gün iyileşirsem bahçe içinde bir ev yapıp orada yaşayacağım.. dostlarımla bahçemde mangal partileri yapacağım. köpeğim olacak bir tane. çocuklarım falan top oynayacaklar... bir havuz yaptıracağım bahçeme, havuzun dibinde mavi ışıklar olacak, arkadaşlarım rakı içecekler ben içmesem de olur. sonra ilk iş dalışlara yeniden başlayacağım... her zaman daldığımdan daha derinlere dalacağım. güzel olacak herşey...

Etiketler:

class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2007/10/22-ekimde-grmek-zere.html"permanent link"><$BlogIt23:30> sende yap! | ne demişler?

arsiv