<$BlogIt19:41br />
<$BlogIt

benim için güzel hatıralardan bir tanesine rastladım bugün... altta ki yazıyı 9 kasım 2005 tarihinde yazmışım... o günlüğümde ki bu sayfayı kopartıp buraya iliştirdim.. devamı gelir belki kimbilir?

she gideli oldu epeyce, ondan bahsetmeyi ne zaman bırakacağım...?

şu anda radyomda şu şarkı çalıyor...;

Vazgeç, direnme kalbim
Vazgeç, bekleme.
Sesini duyan yok,
Boşa sitem etme.
Unut onun gibi, unut sen de...
Kaç kez denedim; seni silmeyi bir kalemde
Ne çare...
Kaç kez öldüm o uykusuz gecelerde...
Anılarla avundum senelerce
Hep başucumda, hala saklarım, her sözü vurgun o satırları.
Yok! Yırtıp atamadım.
Hayır yakamadım.
O mektubu bırakıp gitti gideli
Ne aradı, ne sordu.
Vefasız uyuttu beni
Buralarda zaman durdu,
Ah dönmedi unuttu beni.
Bir sabah alıp seni benden gittin bu diyardan
Hazin bir mektup yadigar kalan
Senden bana son hatıran

she'den bana kalan son hatıra neydi? bilmiyorum sanırım hatıra bırakmadı giderken.. biz onunla hiç hayal kurmadık... kurasımız geldiğinde yutkunduk geçti... ve o gitti.. gerçekler sığınak olmuyor aşk hikayelerinde insanlara, az da olsa ayaklar yerden kesilmeli belki biraz... bizim ayaklarımız yerden hiç kesilmedi... kesemedik, kesemezdik...

şimdi; döneceğini bilsem bir ömür bekler miydim? bilmiyorum...

ve şimdi, sanki hayatımın en önemli projesi için yıllarca çalışmışım, tam bitirecekken proje batmış, işsiz kalmışım, parasız kalmışım, hayatsız kalmışım gibi hissediyorum... bunu nasıl anlatabilirim, acı çekmek değil bu.. hayır hayır acı çekmiyorum.. başka bir şey bu.. lanetlenmişsim gibi..

neyse bu yazı kötü bitmemeli... yani gülümsemeliyiz herşeye rağmen... işte böyle...;

:-)

Jack

Etiketler:

class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2007/11/hatra.html"permanent link"><$BlogIt19:41> sende yap! | ne demişler?

<$BlogIt12:41br />

<$BlogItfanzin

<$BlogIt
Kertenkele düşünür aşk nedir? Beyindeki yok seratonin yok dopamin ihtiyacını bir başkasına yoğunlaşıp görmezden gelmedir.. Sanki mutluluğun tek anahtarıymış gibi başkasının dilinden dökülenlere sıkı sıkı sarılmaktır.. Kendine bir açık kapı bulma, zehirini akıtacak yer arama çabasıdır.. Dilin söyledikleri akıldan gelip kalbin söyledikleri olmaz çoğu zaman çünkü kalp konuşmaz.. Kalp davranır, çabalar, ayakta durmaya çalışır.. Ne olursa olsun, beyin ne kadar dur dese çeneni tutamamaktır aşk... Ve bir zaman sonra biter.. Kabullenişlerin yerini pişmanlıklar alır, vazgeçişler bir sıfır öne geçer.. Kertenkele düşünür sevda nedir? Hayat nedir? Yalnızlık nedir? Yalnızlık bunları yazma sebebidir.. Konuşamadığın şeyi yazıp boşaltmak isteğidir..Yada okuduğunda kendini bulmak ihtiyacıdır.. Kum saatinden dökülen taneler gibi harcadığın zamanın ki buna hayat diyoruz yönünü bir paraya, bir aileye, bir başka birine çevirmenin sebebidir.. Bu yön değişimlerinin arasındaki ölçülemez aralarda seni harekete geçiren kıvılcımdır. Araba lastikleri hala kaymaktadır, vites değiştirmeye çalışırken kertenkeleye dönüşmek kış uykusunda olduğunu farketmemektir..-Hassiktir, şimdi ölsem kime ne olur?
class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2007/11/fanzin.html"permanent link"><$BlogIt12:41> sende yap!
| ne demişler?

<$BlogIt14:55br />

<$BlogIthep böyle mi kalacağım?

<$BlogIt
günler sonra öyle yorgun ve bitkinim ki... çok uykum var... sanki bir daha uyanmayacak gibi.. biryerlerden birileri karanlığa çeker gibi.. bitsin artık bu hastalık... bitsin çünkü artık gücüm bitmek üzere..

Etiketler: ,

class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2007/11/hep-byle-mi-kalacam.html"permanent link"><$BlogIt14:55> sende yap! | ne demişler?

arsiv