<$BlogIt
Sevgili günlük, herşeyden önce şunu bilmeni isterim ki , iyiyim ve herşeye rağmen yüzüm gülüyor. Motosikletim artık yok. 28 ağustos 2008 çarşamba günü kemerden antalyaya doğru motoru servise götürürken 150 km/h ile girdiğim virajdan çıkamadım.

evet malasef çıkamadım. motosiklet önce kaydı sonra birlikte sürükledik, taklalar attık ve en son bariyerlere vurduktan sonra ben durdum motosiklet yolun ortasına düştü. arkadan gelen araçlar motora çarpmamak için neredeyse zincirleme kaza yapıyorlardı.

Yerde sürüklenmem bittikten sonra bayılmadım, en belirgin kırığım olan köprücük kemiğimdeki kırığı elimle tebit edip insanları uyardım. tahmin edeceğiniz gibi bi sürü insan toplandı başıma... o anda yerde yatan insan olmak ilginç oluyor.

Kaza sonrası ilk etki kırıklar ve görememem oldu, gözlerim göremiyordu.. o kadar sıcaktı ki ve yanıyordum ki... sadece karanlıktı... göremediğimi söylediğimde adamın biri güneştendir deyip çıkartıp güneş gözlüğünü taktı gözüme.. yerde darmadağın karizmatik güneş gözlüklerimle uzanıyordum.. ambulans yoldaydı... ben yerdeydim.. zaman akıyordu. insanlar beni konuşturarak bayılmama izin vermiyorlardı...

Öyle ki insanlar o anda konuşturmaya çalıştıkça ve bir yandan da kendinden geçmek üzereyken dalıp dalıp geri gelmeler enteresan bir duygu...

sonra ambulans geldi, beni bindirdiler ve hepsini anı anına hatırlıyorum. ambulansa binip hızla gitmeye başladığımızda ve o ambulansın acı sireni çalmaya başladığında gülümseyip hiç ambulansa binmemiştim dedim...

her anının tadını doya doya çıkarttım ve hiçkimse tek bir an bayılmama izin vermedi.. en son acil servise geldiğimde ben kanser hastasıyım, midem, dalağım ve reflue'm yok deyip uyuyacaktım ki polis , jandarma ve hemşireler ardı arkası kesilmeyen sorular sormaya devam ediyorlardı... baktım olmayacak, şöyle dedim "bakın şu anda beni konuşturarak uyanık tutmaya çalışıyorsunuz biliyorum ama uyumalıyım, uyanınca size herşeyi detayıyla alatacağım" deyip bir kaç anlığına daldım ama uyuturlar mı.... hemen uyandırdılar tekrar..sonrası acı , sızı vsvs...

Antalya Akdeniz Üni. Hastanesinin tam olarak bir hastane olduğundan emin değilim. orada tüm kontrolleri yaptıktan sonra sadece bir kırığımın olduğunu söylemişlerdi.. ki onu daha kaza anında bende bulmuştum. istanbula geldiğimde kalçada ve sırtta da çatlak olduğu ortaya çıktı... ayrıca omzumdaki kırık için taktıkları bandajı da yanlış takmışlar bu da ayrı bir komedi..

Tabi bunları ben istanbula geldiğimde öğrendim.. Antalya'dan kolumdaki katater ve göğsüme taktıkları tüm kalp vs takip şeylerini söküp çıplak ayakla istabula geldim. öleceksem de istanbulda öleyim deyip sıktım dişimi çıktım yola. doktorlar izin vermedi ama baktılar ki ben yeterince kararlı ve sinirliyim. başıma bişey gelirse tüm sorumluluğu aldığıma dair bana bir belge imzalatıp koyverdiler.

Hasta kabul vs gibi birimlerin saçmalıklarını anlatsam mı emin değilim... herşeye rağmen bu kadar tiksinti verici tavırları bünyeler kaldıramayabilir.

Cumartesi itibariyle american hastanesinden de taburcu oldum ve şimdi evdeyim. yaralarım ve kırıklarım hızla iyileşiyor...

Hayat devam ediyor işte.. daha canlarım bitmedi :)
class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2008/08/motosiklet-kazas.html"permanent link"><$BlogIt23:44>

<$BlogIt0r!:

<$BlogItYorum Gönderme

yazar hakkinda

Merhabalar, ben Davut Topcan

Buraya eminim ki bir sürü şey yazacağım ancak şimdi tasarımı tamamlamalıyım..!

eski yazılar