<$BlogIthttp://friendfeed.com/reglisse/5186591c/izmir-bulutlu-gozlerle-uyand-bu-sabah-aglamasn
Sev-gi-li , Özra'nın yazdığı satırları görünce dedim ki evet ya ne kadar güzel özetlemiş dünü ve bugünü....
Dün tüm gün kontrolümün gerginliği ile doktorum Nil Molinas Mandel'in muayenehanesinde oturmuş sıramı bekliyordum... Sıram geciktikçe stres oldum ve ben stres oldukça sıram gecikti. En son sıramın gece 22 gibi ancak geleceğini farkedince kapıya yöneldim ve ben gidiyorum dedim, Nil hn'ı görmüyordum bile..
Ferda çıktı ardım sıra geldi yanıma yapma dedi... gözümden yaşlar dökülmeye başlayıverdi.. hayır! hayır! hayır! hayırlar zihnimin duvarlarında yankılanırken gözlerim ayarı kaçmış iki çeşme gibi bırakıvermişlerdi kendilerini... hayııııııııııııııııııır!
Derken ferda'ya ben iyi değilim gidiyorum dedim ve bir kat aşağı inip merdivenin kenarına oturup başımı duvara dayadım, bir süre kendimi toparlayana kadar bekledim... kafam duvardaydı.. duvar kafamdaydı ya da her neyse... sonuç: rüzgar ters yönden esmişti...
Topladım kendimi ve sabaha kadar araba kulandım, sabah gün ağarırken henüz, daha henüz ilk ışıklarda sabuncubeli yokuşunu bitirip izmir denizini ucundan görmeye başlamıştım.. Evet Özra haklıydı, izmir bulutlu gözlerle bakıyordu, ben ise istanbuldan alıp yanımda getirdiğim bir avuç hüznümle karşısındaydım, baktık ... baktık... onun gözleri bulutlandıkça benim hüzünlerim denize dökülmeye hazırlanıyordu bagajda bir yerlerde..
alsancaktaydım, arabadan indim ... hayır! üşümüyorum... sonra bulutlarını üzerime örttü izmir ve üşümeye başladım, önce montumu giydim sonra bir şal!
ne güzel olurdu o şalın altında sende olsan.. izmir bana kızgın gibi, gelmiş olmama bozulmş gibiydi.. oysa sana ne çok yakışıyordu izmir! ama belki istanbul da güzel durur üzerinde...
evet... bunlar bana ait duygular...
nokta
class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2009/09/izmir-bulutlu-gozlerle-uyand-bu-sabah.html"permanent link"><$BlogIt22:22>
sende yap! | ne demişler?
<$BlogIt
class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2009/03/httpwwwdavuttopcancom-yaynda.html"permanent link"><$BlogIt12:11>
sende yap! | ne demişler?
<$BlogIt
Bazen yürüdüğünüz yolun sonunu göremezsiniz ya, öyle bir durumdayım şu anda... aslında bu durum çok umrumda da değil.. Yaşadığım günleri kaliteli kılma derdindeyim. Farkındalığım çok fazla arttı, hayatın küçük ayrıntılarının öyle farkındayım ki, her zerresinin tadına varmak istiyorum, evet....
Hayatın kenarında kalmak diye bir kavram var, buna karşılık olarak , bu durumdan sıyrılmak gibi de bir kavram var... Hastanenin onkoloji bölümünde geçiyor çoğu zamanım, orada diğer kanser hastalarını görüyorum, hepsi benzer bir yorgunluk içinde.. Hepsinin rengi biraz beyaz.. Buna karşı koymanın bir yolu olmalı diye geçiyor aklımdan, aklım bedenime sığmıyor, yapmak istediklerime bedenimde ki güç yetmiyor..
Her neyse, bir sene sonra yaşayıp yaşamayacağımı bilmiyorum ama bildiğim ve istediğim bir şey var ki o da dans etmek istiyorum.. Geçen hafta hiphop derslerine başladım, bu akşam gene ders vardı.. Dans'ta en önemli şey ritimdir, ritimle uyumlu olarak yaptığında hareketler sanat gibi görünür.. Bugün derste kulaklarım çınladı, dersin sonlarına doğru neredeyse gücüm tükendi... ama sıktım dişimi diğerleri ile sonuna kadar gittim. Bir zaman sonra buradan dans videolarımı yayınlayacağım...
İnat değil mi, inadına yaşamak ve inadına dişini sıkarak yaşamalı diyorum...
Sosyal mesaj şu: hayatta yapmak istediklerinizi ertelemeyin! Etiketler: hayat
class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2009/03/olume-giden-yolda-hiphop-yapmak.html"permanent link"><$BlogIt20:10>
sende yap! | ne demişler?
<$BlogIt
İstanbul'a 2002 yılında gelmiştim ve ilk yılımı gültepe gibi saçma sapan bir yerde harcadıktan sonra hem iş değişikliği hem de ev sahibimin kiraya yaptığı %50 gibi mandaca bir zam sonrası hisarüstüne taşınmıştım. 2003 yılıydı!... tam 5 yıl orada yaşadım.. 2008 sonlarına kadar... 2008 sonlarında aldığım yanlış bir karar neticesinde hisarüstünden yeniköye taşındım.. (tamamen yanlış olan özel sebeplerle!)
Hem uygun fiyata yaşadığım hem de bence fena sayılmayacak 2+1 bir dairem vardı... güzel güzel yaşıyordum orda... Sonra Yeniköy'e geldim, hastalığım tekrarladı, bir sürü saçma sapan özel sıkıntı yaşadım... ve en sonunda istediğim oldu...
Bugün sabah babamla birlikte kalkıp Hisarüstü'ne gittik, e oraya kadar gidilecek olunca evde kahvaltı yapmak olur mu hiç? Kahvaltı yapmadan çıktık evden,
Rumeli Hisarüstü Börekçisinde özlediğimiz güzel börekler eşliğinde kahvaltımızı yaptık.. sonra ev aramaya koyulduk..
Önce bir ev bulduk, ev sahibi yaşlıca bir teyze, anahtarını çakal emlakçının tekine vermiş, adamın evi kiralamak falan pek umrunda değil.. Rica ettik, ara gelsin evi göstersin diye, "aradım pencerede numaram yazıyor beni arasınlar" diye cevap dönüyor emlakçıdan.. Neyse arıyorum, adamın teki telefonda, evin önünde beklediğimizi ve gelip evi göstermesini rica ettim, "öğrenci misin?" diye sordu, "bu sizi ilgilendiren bir konu değil, ayrıca fiyatı ona göre mi belirleyeceksiniz?" dedim.. Adam bozuldu, evet önemli falan gibi zırvalamaya başladı, yahu beyefendi siz gelin evi gösterin , fiyatı neyse söyleyin param varsa tutarım gerisinden size ne dedim.. İyice bozuldu, telefonu kapattı. bende içimden hatta pek de içimden sayılmaz baya baya sokağın ortasında dışımdan, "s..kerim lan böyle evi de, emlakçıyı da" deyip, çıktım ordan...
Kısa bir parantez, bu emlakçılardan nefret ediyorum ve kazandıkları paranın o kadar da haklı bir para olmadığından adım kadar eminim... Kısacası topunun ta ecdadını!....Aldıkları para bi yana çoğusu (arada mutlaka iyisi de vardır) eğitimsiz,cahil ve kaba!
Neyse sonra tanıdığım bir arkadaşım bu işleri official olarak değil arada denkgelirse şeklinde yapıyor, ona gidip haber bırakacaktım, o da evet kuzenimin evi var sana onu göstereyim deyince hemen atlayıp gittik..
Ev Fatih sultan mehmet köprüsü girişine tepeden bakıyor, her penceresinden güneş alıyor yani neredeyse mükemmel... Sonra evi anneme de gösterip ev sahibi ile anlaştıktan sonra kaporo bırakıp evi tuttum! evet tuttum.. bu hafta sonu taşınıyorum..
Yeniden eski mahallemdeyim, sanki memleketime yerleşiyormuşum gibi hissettirdi...
Çok sevindim ve çok mutluyum... şu aralar hayatımda ki en büyük problem çözüldü diyebilirim..
class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2009/03/sonunda-hisarustune-tasnyorumyupp.html"permanent link"><$BlogIt19:10>
sende yap! | ne demişler?
<$BlogItİlk kez katıldığım LikeMind topluluğunu çok sevdim, oldukça kalabalık ve mükemmel bir enerji vardı ortamda.. Bundan sonra muhtemelen kaçırmadan takip edeceğim, dahası bundan sonra ki katılımlarımda günün öğlen yemeği kısımlarına da katılacağım.
Müge Cerman tam da yazılarından okuduğumuz gibi şahane biri... Diğer tanışabildiğim herkes de öyle..

Benim bu toplulukta gördüğüm genel görüşüm , mükemmel bir enerji var, herkes birer bomba gibiydi... (insan bazen düşünmeden edemiyor, böyle bir genç nüfusa sahip bir ülke geri vitese takmayı nasıl başarabilir? sayımız mı çok az acaba?)
Toplantıyı kaçıranlara burdan selamlar olsun.. Her ayın 3. cuması sabah saat 8 de Kanyon , Starbucks'da bu toplantı düzenli olarak gerçekleşiyor, katılmak isteyen olursa bekleriz...
Benim bu toplantıdan çıkardıklarım şöyle,
Göktuğ Gedik ve
Mustafa Tan ile yaptığımız sohbetler sonucunda iPhone develop etmeye karar verdim, bakarsınız belki yakında
www.yazarbozar.com adresinde bir kaç makale bile yayınlama fırsatımız olur..
Ve son olarak
ideshot kurucuları ile sohbet ettik, daha yeni onaylanan üyeliğimin gecikme sebebinin hesabını sordum:-) Hepsi de çok keyifli arkadaşlar...
Enver ile de yeniden görüşme fırsatımız oldu, seviyorum bu adamı ya, muhabbeti süper! ilk görünüşte anlaşılmayacak bir potansiyel ve girişimciliği var.. Enteresan bir adam..

Sonra merak ettiğim
devletşah ve
pazarlama cadısı ile de tanıştık, online tanıdığın kişilerle el sıkışmak şahane..

LikeMind çıkışı hastaneye gidip seyyar serumumu çıkarttım, sonra
şirkete uğradım, tramer falan işler biraz karışmış, çok da geyik yapamadan birşeyler atıştırıp kaçtım eve....

Bugünün adını da LikeMind koymuş olduk böylece... Tüm tanışmış olduğum arkadaşlara selamlar burdan..
Not: Artık yaş itibari ile mi yoksa kemoterapilerin etkisi ile mi nedir bilmiyorum hafızamda ki istediğim loblara tam erişemiyorum:) Ama bir Simto var ki hızır gibi yetişiyor imdadıma... ve bütün isimleri sektirmeden sayıveriyor... işte benim de tanışıp da hatırlayamadığım çoğu isim
Simto'nun blogunda! http://www.simtoalev.com/index.php/2009/03/20/bir-likemind-gunlugu/Etiketler: likemind
class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2009/03/likemind-gunu-ve-etkileri.html"permanent link"><$BlogIt17:44>
sende yap! | ne demişler?
<$BlogIt
Kemoterapi alanlar bilir, her bir kemoterapi bir ölüme eşdeğerdir.. Hücrelerinizin teker teker yokolduğunu hissetmenin verdiği acıyı tarif etmem ne yazık ki mümkün değil. Ancak bunu yaşayanlar bilebilir ve yaşamayanlar da umarım ne olduğundan habersizce hayatlarını devam ettirirler!
Kemoterapi eşittir ölüm demek oldu artık benim için ve her kemoterapi gününden bir gün öncesini sanki ömrümde ki son gün gibi geçiriyorum...
Bir düşünün siz olsanız ne yapardınız, yarın öleceğinizi bilseniz..? lütfen fikirlerinizi yorum veya email ile paylaşın benimle... gerçekten merak ediyorum eğer başkaları benim yerimde olsa ne yapardı?
Ben neler yapıyorum?Mesela yarın kemoterapim var, 5. seans! ve bugünü kendime ömrümde ki son gün gibi hediye ediyorum. Bugün de öyle yaptım, sevdiğim arkadaşlarımdan biri ile görüştüm sabah, sonrasında sevdiğim yemekleri yedim, akşam oldu en kafa arkadaşlardan biri ile milongaya(tango gecesi) gidip dans ettik.. Sonra çıktık bambi'de ıslak hamburger yedik, ardından kırdık direksiyonu ortaköye, Golden Kokoreç'ten sıcak midye dolmalarımızı yedik... (
gerçekten şiştim, mide olmayınca bağırsaklar zorlanıyo cidden..)
Mutlu muyum? hem de çok...
Ve evet bugünü mükemmel geçirdim... yani yarın ölebilirim...!
Ve ve tam olarak altta gördüğünüz fotoğraftaki gibi yapıyorum, son günümde hayata... ve kansere... Bilmem
anlatabiliyor muyum?
Etiketler: kemoterapi
class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2009/03/yarn-oleceginizi-bilseniz-bugun-ne.html"permanent link"><$BlogIt01:05>
sende yap! | ne demişler?
<$BlogIt
I have a plan for next month, There is a Buena Vista Social Club concert in 28.04.2009!.. I will going to this concert, cause I know already this group is very nice.. I went to buena vista concert at 2007 with
b and her's friend john (hi is american!) We enjoyed a lot... really!
This group is awsome! I went, seen and believed!!!
Also , this event is more then just a concert.. !! you can dancing in event and in after party.. and advice for you...
These are a few music.. listen...
I hope you are coming and we can together enjoy..
For event details:
http://www.biletix.com/event.htm?id=KLBV1
Etiketler: event, news
class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2009/03/buena-vista-social-club-concert.html"permanent link"><$BlogIt02:52>
sende yap! | ne demişler?
<$BlogIt
Bu yazıda biraz danstan bahsetmek istiyorum, dün Ana ile muhabbetimiz ve izlediğim bir video sonrasında canım bir dans filmi izlemek istedi, "Step Up" filmini sabaha karşı izledim ve inanılmaz keyif aldım, artık uzun zamandır dans etmeyişimin de bunda muhtemelen büyük etkisi olduğunu düşünebiliriz.
Bugün de oturup dans için çekilmiş filmleri listelemeye karar verdim, bu araştırmam ile bende olmayan filmleri de bir yerlerden bulup dans filmleri arşivi oluşturacağım kendime..
Dün Hande ile de yaptığımız muhabbet (
she said that: shall we dance with me?) sonrası dans aktiviteme tekrar geri dönme kararı aldım.. Hande ile tanışıklığımız çok eski, neredeyse 2006'dan beri tanışırız. Birlikte Tango dersleri alıyorduk galatasaray üniversitesinde o dönem, tekrar dans etmek bu zamana kısmetmiş.. -
evet yeniden tango ile devam edeceğiz-
İzlediğim filmler neticesinde ve eskiden latin gecelerinden sonra arkadaşlarla birlikte hip-hop club'lara gidişimizi hatırlayınca latin dansları ve hip-hop arasında ciddi bir bağ olduğunu anladım. Dün izlediğim filmde de çılgın hip-hop yapan çocuklar meksikalı bir arkadaşlarının barbekü partisinde çılgınlar gibi salsa yaparak benim de gönlümü derinden fethettiler.. Salsa ve Hip-hop başlığında bir yazı yazacağım daha sonra.
Konu dağılmadan gelelim filmlere..
Şimdiye kadar çekilmiş en iyi Tango filmleri şöyle;- Adiós Buenos Aires (1938)
- The Tango Bar (1988), starring Raúl Juliá
- The Tango Lesson (1997), starring Sally Potter and Pablo Verón, directed by Sally Potter
- Tango (1998), starring Cecilia Narova and Mía Maestro, directed by Carlos Saura
- Assassination Tango (2002), starring Robert Duvall, Luciana Pedraza, Rubén Blades and Kathy Baker, directed by Robert Duvall
- Orquesta Tipica (2005), documentary film about typical orchestra Fernandez Fierro, directed by Nicolas Entel
- 12 Tangos - Adios Buenos Aires (2005), directed by Arne Birkenstock
- El Ultimo Bandoneon (2006), directed by Alejandro Saderman
içinde Argentine tango geçen filmler ve tv şovları;
Hip Hop/Street yani sokakta hip-hop! filmleri
Bu filmlerden
Step Up,
Step Up 2,
Take the Lead filmlerini izledim bence mükemmellerdi kesinlikle tavsiye ederim. Aslında bu tarz filmlerde konular hep aynı, çevresi tarafından ciddiye alınmayan bir bireyin aslında onun tutkusu olan dans ile kendini ifade etmesi ve kabul görmesi üzerine geçiyor..
Salon dansları -salsa ve diğer latin dansları- ile ilgili filmler;
Bu filmlerden
Shell We Dance , Dirty Dancing ve
Grease 'i izledim ama Grease muhtemelen hepimizin babaları anneleri dahil izlemiştir... gerçekten mükemmel bir filmdir... John Travolta'ya tekrar tekrar hayran olmamıza sebeptir.. 1978 yapımı için filmin bu zamana kadar ününü koruması gerçekten ciddi bir başarı... Ve eminim ki bu film bir çok dans tutkununun arşivinde yer alıyor!
Eğer dans'a ilginiz varsa bunlardan bir kaç tane izleyin sonra kendinizi bir dans okulunda bulmanız an meselesi diyebilirim...
Keyifli seyirler şimdiden...
Etiketler: dance
class="post-footer"> by <$BlogItDavut Topcanref="<$BlogIthttp://davuttopcan.blogspot.com/2009/03/dans-icin-cekilmis-filmler.html"permanent link"><$BlogIt02:18>
sende yap! | ne demişler?